Advertisement



Özel Plato Haberleri

19 Ağu ’13

‘Ruh’un Markası TT

Tüm yazıları: »
Editör: Bahadır Elal
Etiketler:, , , , , ,
555126_10151151182172609_2128960222_n

TT Custom Choppers’ın Kurucusu, tasarımcı Tarhan Telli ile arkadaşımız Burçin Ergin, tasarım, yaratıcılık ve “TT” üzerine bir şöyleşi gerçekleştirdi.

Burçin Ergin: Başarılı bir insansınız. Başarısızlık korkunuz var mı?

Tarhan Telli: Başarısızlık korkum yok. Çünkü aile mesleğini yapmıyorum. Kendi işimi yapıyorum.

Kendi yolumu çizdim. Kendi hayallerimin peşinden koştum. En sevdiğim tutkum mesleğim oldu. Ve bu tutku yaşamamı sağlıyor. Bu benim işim.

…EN SON CİN ALİ’Yİ OKUDUM.

BE: Okul hayatında ki, öğrenci TT’yi anlatır mısınız?

TT: İnanılmaz başarısız bir öğrenci. 6-7 lise değiştirmiş, dersler de en fazla 15 dakika durabilen. Hiçbir zaman Türkçeden 2 alamayan, 0 ve 1 arasında savaşan bir not ortalaması olan, 6 kere 8’i hiçbir zaman bilemeyen hiçbir matematiksel şeyi yapamayan, okuyamayan ve yazısı da bir o kadar kötü olan bir öğrenciydim. Yüksek derecede disleksiyimdir.  Hiperaktifim ve aynı zamanda dikkat eksikliğim var.  Bir işi yaparken başka bir iş yapamam, en son cin Ali’yi okudum.

BE: Peki, Üniversite hayatınız?

TT: Tasarım okudum. Genel tasarım, aklımda hep olan bir şeydi. Çünkü görsel zekâm çok iyidir. Renkler, şekiller, yaratıcılığım hep yüksekti ve farklı objeleri görebilmek ve başka objelere çevirebilmek hep istediğim ve yaptığım bir şeydi. Objeleri bitmeden kafada şekillendirebilmek önemlidir ve bunu yapıyorum.

BE: Motosiklet tutkunuz çocukluğunuzdan mı geliyor?

TT: Kesinlikle. Çocukken oyuncak arabalarımız vardı. Benim hiçbir zaman normal bir oyuncağım olmadı. Annemin ütülerinin içini söker, ütünün içindeki sistemi söküp nasıl ikiye katlarım, nasıl bağlarım da daha fazla ısınır, diye deneysel faaliyetler yapardım. Bu yüzden evdeki birçok şeyi yakmışımdır.

BE: Çocuk Tarhan ve şimdiki Tarhan arasında fark var mı?

TT: Hiçbir farkı yok. Çocuklukta da şimdide aynı Tarhan var. Fazla oturamayan, aynı şeyi uzun süre yapamayan, çok özgür, limitlere sığmaz. 40 dakika derste oturamaz. Hocaların dediği hiçbir şeyi yapmaz. Atlama dersin atlar bacağını kırar… Aynı şekilde devam ediyorum.

BE: Tasarım merakınız aileden mi geliyor?

TT: Ailem ile hiç ilgisi yok. Ailemde hiç kimsenin görsel bir faaliyeti yok. Tamamen içsel bir durum. Bodoslama dalmak diyebiliriz.

BE: Hayallerinizi gerçeğe dönüştürme yolunda ilham kaynağınız?

TT: İlham kaynağı nedir? Var mıdır? Bana ilham veren tek şey ruhsattır.  Ruhsatta Tarhan Telli’nin baş harflerinin yazması (TT) bana en büyük ilhamdır.  Ruhsat’ı açıyorsunuz yazıyor, BBW, MERCEDES veya Ferrari. Adamın ismi zaten Enzo Ferrari daha büyük bir ilham var mı? Bugün dünyanın birçok yerinde insanlar benim motosikletlerimi sürüyor. Ruhsatı açıyorlar TT yazıyor. En büyük ilham budur.

BE: Tasarım size ne ifade ediyor?

TT: Tasarım benim hayatım. Evime gelsen de görürsün, arabama binsen de görürsün, saatime baksan da görürsün.  Saat alıyorum onu başka bir saat ile birleştiriyorum. Derisini yapıyorum. Değiştiriyorum.  Benim hayatım bu tasarım. Hayatımın içinde tasarlamadan duramam. Bana milyonlarca para ver, onları öyle durduramam. Paraları dizerim. Kale yaparım. Katlama teknikleri denerim. Yaparım yani. Tasarım her şey demek.

BE: Bir bütünü başka bir bütüne dönüştürmek kendinizi keşfetme yolunuz mu?

TT: Keşfetmek değil sanırım çıkış bulmak. Bir bütünü kendime göre tasarlamak benim çıkışım.  Bir vazo düşünün o vazo olduğu yerde bana batıyor. Çünkü o vazodan bin tane var. O vazoyu kırar, ekler, çıkartırım. Kendime uydururum.  Benim çıkışım bu bana özel olması.

…PARAYI BEN VERDİM ONLAR BENİ ÇALIŞTIRDI.

BE: Amerika serüveniniz her şeyin başlangıcı sayılabilir mi?

TT: Hayır. Her şeyin başlangıcı aslında 1996 Atatürk Sanayi Sitesi.  Kaburgamın kırılması, arkadaşlarımın bana ustanın kızına mı âşık oldun demesi. Amerika serüveni bu işin nasıl sunulduğu, nasıl satıldığı, nasıl pazarlandığı, onların ne yaptığı, bizim ne yapamadığımız, aramızdaki farkı görmek için gittiğim bir yerdi.  Parayı ben verdim onlar beni çalıştırdı. Yerleri temizledim. Tuvalet sildim. Ama orda gördüğüm şey bir balon üfledikçe şişiyor.  Hiç patlamayacak gibi geliyor ama içi boş bir dokunsan patlayacak. Ben ise onun içini nasıl dolduracağımı buldum. A’dan Z’ye her şey var benim atölyemde.  Onların yapamadığı şeyleri yapıyoruz. Onlarda bizi sevmiyor bu yüzden. Onların hayal ettiği yapmadığı, yapamadığı her şeyi biz TT olarak yapıyoruz.

BE: İş hayatına giriş serüveniz nasıl oldu?

TT: Çok güzeldi. Herkes bize güldü, dalga geçti. “TT Türk Telekom kim alır?” dediler. “TT ne demek?” dediler. “Audi TT mi?” dediler. “Harley Davidson’dan pahalısın, sen kimsin?” dediler. “Senin 10 milyara motor satman gerek” dediler. “Made in USA yazarsan belki satarsın” dediler. “Bu motor Türk işi yolda kalır” dediler.  Sonra önümde sıraya girip ‘’Ağabey Allah razı olsun benimki önce bitsin ne olur’’ dediler.

BE: TT farkını insanlar nasıl anlattınız?

TT: TT bir yaşam tarzı, bir ruh, bizler vasıtaya ruh katıyoruz. Sen paranı verip Ferrari alırsın, bir başkası da alır. Ama TT alamaz. İşte burada fark başlıyor.  Biz bir ruh ve aile firmasıyız.  Senin hayallerini vasıtaya yüklüyoruz. Hayallerini gerçekleştirmeye çalışıyoruz. Bunu da yaparken seni bu işin içinde bir parça olarak görüyoruz. Aldığın üründen sana tatmin, mutluluk ve büyük bir orgazm yaşatmaya çalışıyoruz. O yüzden TT’nin ruhu var diyoruz.  Herkese vermiyoruz herkese satmıyoruz. Sadece bu ruhu yaşayabilecek kişilere satış yapıyoruz. Yoksa para babası çok! (gülüyor)

BE: En özel Tasarımınız?

TT: 148 tane özel tasarımım var. 148 tane motor yaptım. Hepsi özel.  Çünkü hepsi kişilerine özel.

Topcar var. Aç sayfasını kapakta benim motorum var. Beğenmiyorum. Binmem, almam, ama dünyanın bir numaralı otomotiv lideri onu beğeniyor. Kişiye ve ruha özel çünkü. İyi şeyler yapıyoruz.  Çok daha güzel motorlarım var ama kişilik, zevk, tarz, meselesi ayrım yapamam.

BE: Tasarım da doyum var mıdır?

TT: Hayallerinin limiti var mı?  Tasarımda ve hayalde limit yoktur. Ben doyumsuzum. Motor yaparım. Tekne yaparım, araba yaparım, denizaltı yaparım. Doyumsuz ve sınırsızım.

BE: Tasarımlar tamamen size mi ait? Ekibinizde tasarımcılarınız var mı?

TT: Burada TT olarak asla bireysel bir başarı yok.  Bireysel başarılar ölmeye mahkûmdur. Bu bir takım işidir. Ben varım muhasebecim var. Temizlikçi var. Tamirci var, kaynakçı var bu bir takımdır ve bir lideri var. Ben liderim onlar da takımım. Bir aile var, TT ailesi. Onlar benim kardeşim. Benim olanlar onların. Evlerime gidip tatil yapan çalışanlarım var.  Ama evet ben tasarlıyorum. Başkasının hayallerini şekillendiriyorum sonrası ailecek oluyor.

KAFALARI ÇALIŞSA ZATEN ONLAR YAPARDI.

BE: Genç tasarımcılara ne diyorsunuz?

TT: Tasarım çok zor bir iş. Bakış açıları anlamlandırma şekillendirme, senin gördüğün ve benim gördüğüm şeyin farkı zordur. Beynini doğru kullanmalısın. Doğru şeye odaklanmalısın. Enerjini doğru kullanmalısın. Allah hepimize beyin vermiş. Doğru kullanmak önemli. Sen matematiksel bir zekâya sahipsen, bunu iyi kullandığın, şekillendirdiğin, doğru odaklandığın sürece başarılı olursun. Ben ise görsel zekâya sahibim ve onu doğru kullanıyorum. Bu çok önemli.

Görsel tasarımcılar ise; geleceğin mesleği olduğunu düşüyorum. Görsel olmadan araba, tekne, facebook, twitter, ev hiçbir şey olmaz.   Adam bir şey hayal ediyor. Diyor ki;  ben facebook kuracağım. Bunu altında hayal yatar, bir görsel yatar ve bir inanç…  İnternet… Biri bunu hayal etti. Düşündü. Tüm dünya bunu kullanıyor. Twitter… Görsel, inanç düşünce ve tasarım. Bugün Amerika başkanı oradan açıklama yapıyor. Bunlar çok önemli şeyler. ‘’Vizyon’’ çok önemli. Sınırsız hayal, sınırsız düşünce, sınırsız tasarım. Hayalleriniz dünyayı sallayabilir. Kimsenin kimseden farkı yok. Odaklanmalı, inanmalı, ve çalışmalısınız.

Son olarak: kimseyi dinlemeyin. Anneniz babanız dâhil. Bir projem var demeyin. Çalışın.  Yılmayın. Yapamazsın derler, olmaz derler. Arkadaşlarınızı dinlemeyin. Zaten arkadaşlarınızın kafası çalışsa onlar yapardı.  Ben senin arkandayım diyenlere inanmayın.  Zaten kafası çalışsa o önünüzde olurdu! Dünyada bir aura var ve o auranın içinde %99 motomot insanlar var. Tın tın tın aynı şeyi yapanlar.  %1 ise dünyaya hükmedenler; Ford, Ferrari, Apple, Facebook, Twitter vs. yapanlar. Karar sizin ya %99 ya da %1.  Limon dahi satsan farkını ortaya koymalısın. Limonu anneler alır, anneler çocuklarıyla pazara gelir.  Limonu boya şekillendir öne çık pazarda farkın olsun. Anne ve çocuğu kendine çek.  Düşün. Sınırlarını, duvarlarını yık ve inan.

Çalışın gençler, kime ne için ne yapacağınızı, neden yapacağınızı çok iyi bilin.

Tarhan Telli Kimdir?

Tellioğlu ailesinin 11. kuşaktaki tek varisi olarak 21 Haziran 1980′de İstanbul’da dünyaya gelir. Dedesi Turhan Telli’nin kendisi gibi TT olan ve eşbenzerim diyebildiği gözbebeği küçük TT, bütün okul öncesi dönemini alınan oyuncakları parçalayıp değiştirerek, kendi kendine yaptığı araçlarıyla oynayarak geçirir.

Oyuncaklarını parçalayarak kendi hayalindekilere ulaşmaya çalıştığı ilk zamanlarından itibaren içinde taşıdığı farklı olanı aramaya, yapmaya yönelik tutkular, davranışlarında ona yön veren dinamiklerin kaynağını oluşturur.

15 yaşlarında çok sevdiği çocukluk arkadaşlarından birine bekle ben bu işi yapacağım der ve 16’sında birlikte haftalıklarını biriktirerek ailelerinden gizli bir motosiklet alıp, 3 yıl boyunca Etiler’de bir oto yıkamacıda saklayarak kullanmayı öğrenirler.Babası İrfan Telli; TT 16 yaşında iken ona hurdalıktan bir Amerikan arazi taşıtı alır. TT ehliyetini alana kadar 2 yıl boyunca bütün zamanlarını, oto sanayiinde kendi tabiriyle bu araçla oynayarak geçirir, 4 silindiri 8 silindir yapar, düz vitesi otomatik vitese çevirir, rengini döşemesini değiştirir, motorunu çıkarıp takarken üzerine düşürüp kaburgalarını bile kırar, özetlersek mümkün olan her türlü değişikliği yaparak deneyim kazanır. Oto sanayiinde geçirdiği bu zaman sebebiyle arkadaşları bir oto tamir ustasının kızına aşık olduğunu bile düşünürler oysa onun aklında ve kalbinde tek bir şey vardır, kendi hayalindekini yapmak ve başarmak.

Küçükken alınmış yeni oyuncaklarını kırarak elde ettiği parçalarla kendi araçlarını yapan TT’nin şimdi de hayatında vazgeçilmez olduğunu hissettiği en önemli şey bu tutkuyu yaşam stiline dönüştürerek varlığını sürdürmektir. Ne istediğinden emin olan TT inandığı yolda yürümek için görsel tasarım eğitimi alması gerektiğini düşünür; bunun için  liseden sonra Bahçeşehir Üniversitesi Görsel Tasarım ve İletişim Bölümünü tercih eder. Aynı zamanda araçlar üzerinde kişiselleştirme, modifikasyon ve tasarımla ilgili deneysel çalışmalarına uygulamalı olarak devam eder.  Bütün bu süreç boyunca hayatındaki insanlarla hayallerini ve yapmak istediklerini paylaştıkça karşılaştığı olumsuz yorumlar ve inançsızlıklar, onu daha da motive eder ve bu düşüncelerin yanlış ve faydasız olduğunu ispat etmek için “Onlarla aramızda ne fark olduğunu görmek istiyorum” diyerek üniversite bittikten sonra Amerika’ya gider.

“Bana çok farklı bakıyorlardı, kapılarında biri var, sizinle çalışmak istiyorum beni işe alın diyor, üstelik bunun için size para öderim diyor. Onlar için Meksikalı bir Türktüm…’’  İşe alıyorlardı, çalışıyor, üretimin inceliklerini öğreniyordum, istedikleri zaman yerlere paspas bile yapıyordum ama ben de motor yapacağım dediğimde deli Türk deyip gülüyorlardı, şimdi o yanında çalıştığım firmalar fuarlarda benim yanımda stand almaya çalışıyorlar… diyen TT’nin tek amacı gözlem yapmak deneyim kazanmak, ne yaptıklarını görmektir  ve bunun için günlük 14 dolar 75 sent parayı iş yerlerine, işverenlere ödeyerek 2,5 yıl boyunca ABD’nin çeşitli eyaletlerdeki motosiklet üreticilerinin yanında çalışır ve büyümüş hedefleriyle geri döner.

Yıllardır basit bir yedek parçada bile dışarıya bağımlı olmamızın saçma olduğunu düşünen ve aramızda ne fark olduğunu görmek için giden TT döndüğünde, hiçbir eksiğimiz olmadığı gibi daha iyisini yapabileceğimizi, çok daha zeki olduğumuzu ve bütün bunları başarmak için kendimize ait markamızı var ederek globalleşmemiz gerektiğini düşünür. Müşteriyle birebir ilişki kurarak kişiselleştirmenin Chopper ruhuna daha çok yakıştığını deneyimleyen TT, 2005 yılında TT Custom Choppers’ı kurar.

Burçin Ergin



Editör Hakkında

Bahadır Elal





 
 

 
1

İstanbul Ayvansaray Üniversitesi ve WoW İstanbul Hotel İşbirliği

Wow İstanbul Hotel’de üniversiteler ile sektör işbirliği çerçevesinde düzenlenen “Üniversiteler ve Sektör Buluşması” seminerine İstanbul Ayvansaray Üniversitesi Uygulamalı Bilimler Yüksekokulu Gastronomi v...
 
 
tuna  2

UIA 2017 World Architects Congress

İç Mimarlık ve Çevre Tasarımı Bölüm Başkan Yardımcısı Yrd. Doç. Dr Tunca Güzeloğlu 3-7 Eylül 2017 tarihleri arasında Güney Kore’nin Seul kentinde düzenlenen “UIA 2017 World Architects Congress” Kongresi...
 
 
banu manav

Ulusal Aydınlatma Kongresi

İç Mimarlık ve Çevre Tasarımı Bölüm Başkanı Prof. Dr. Banu Manav, Yönetim Kurulu’nda yer aldığı Aydınlatma Türk Milli Komitesi (ATMK) tarafından 21-22 Eylül 2017 tarihleri arasında, İstanbul Fuar Merkezi...
 

 
00000001

Öğretim Üyemiz Prof.Dr. Mehmet Vedat Atay Histeroskopik Cerrahi Kursu’nda konuşma gerçekleştirdi

İstanbul Ayvansaray Üniversitesi İlk ve Acil Yardım Programı Öğretim Üyesi Prof. Dr. Mehmet Vedat Atay, Minimal İnvaziv Jinokoloji Derneği’nin (MİJİD) düzenlemiş olduğu Histeroskopik Cerrahi Kursu’nda konuşm...
 
 
IMG_6909

2017-2018 Akademik Yılı Açılış Töreni Gerçekleşti

İstanbul Ayvansaray Üniversitesi Balat Kampüsü’nde gerçekleştirdiği törenle 2017-2018 Akademik Yılına merhaba dedi. İstanbul Ayvansaray Üniversitesi 2017-2018 akademik yılı açılış töreni Balat yerleşkesind...
 
 
_MG_1282

15 Temmuz Darbe Girişimi Üzerine Değerlendirmeler

İstanbul Ayvansaray Üniversitesi Mütevelli Heyet Üyesi Prof. Dr. Atilla Yayla’nın katılımıyla “15 Temmuz Darbe Girişimi Üzerine Değerlendirmeler” adlı konferansımız düzenlenmiştir.
 





  1. Harun

    TT CUSTOM CHOPPERS. TT



Bir Cevap Yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

*

Şu HTML etiketlerini ve özelliklerini kullanabilirsiniz: <a href="" title=""> <abbr title=""> <acronym title=""> <b> <blockquote cite=""> <cite> <code> <del datetime=""> <em> <i> <q cite=""> <strike> <strong>