Advertisement



Etkinlikler

26 Ara ’13

Onur Yar, Plato öğrencileriyle buluştu

pha-onur yar

PHA- Geçtiğimiz gün Plato Meslek Yüksekokulu’na konuk olan Radyocu Onur Yar, öğrencilerle radyoculuk hakkında söyleşi gerçekleştirdi. Plato Meslek Yüksekokulu Balat Kampüsü’nde gerçekleşen söyleşide Onur Yar, öğrencilerin merak ettikleri soruları yanıtladı.

“İnsan isterse her şeyi başarır”

Plato Meslek Yüksekokulu’na konuk olan Onur Yar ile radyoculuk ve radyonun durumu hakkında da bir röportaj gerçekleştirdik.

1.Bir radyocu için en önemli şeylerden biri hedef kitleyi doğru tespit edip ona göre bir akış izlemektir. Sizin mesleğe başlarken hedef kitleniz kimlerdi?

Onur Yar: Ben hedef kitle olayına pek katılmıyorum. Bence insanın içinden ne yapmak geldiği önemlidir. Eğer kişi işini içinden geldiği gibi yaparsa kendi kitlesi ile buluşur. Benim hiç böyle hesaplarım olmadı, sadece içimden geleni içimden geldiği gibi söyledim. Zamanla bir kitlem oluştu ama bu kitlenin ortak özellikleri nedir bilmiyorum çünkü ortak bir özellik bulamayacak kadar karışık bir dinleyici kitlem var. Belki de bu kitlenin tek ortak özelliği “eğlenmek” olabilir çünkü ben programımda bolca eğleniyorum.

2.Radyo dinleyicileri sizinle birçok yayın saatinde karşılaştı. Değişen yayın saatleri sizi ve programınızın dinlenirliğini nasıl etkiledi?

Onur Yar: Beni çok olumlu etkiledi çünkü hangi saatte program yaparsam yapayım eğlenebildiğimi gördüm. İşimi cidden seviyorum. İşimle ilgili düşünmeyi, üretmeyi de seviyorum. Ben hangi saatte yayın yaprsam yapayım eğlendikçe insanlar da benimle eğlenmeye geliyor. Böylelikle her saat benim için aynı oluyor. Bana deseniz ki “En çok hangi saati seviyorsunuz?” ben “Her saati” derim:)

3. Teknolojinin giderek geliştiği çağlardayız. İnsanlar artık duymak değil görmek istiyor. Bu durumu göz önünde bulundurursak radyoya ya da programınıza insanların talebi nasıl oluyor?

Onur Yar: “İnsanlar duymak yerine görmek istiyor” düşüncesine katılmıyorum. Açıkçası insanların ne istediğini bildiğini de pek düşünmüyorum. Onlara “Artık bu moda” de, hemen gidip alırlar. Sadece ilgi alanları değişebiliyor, bu da üretimin ne tarafa kaydığıyla ilgili. Ben iyi bir mal üretildiğinde herkesin satın alacağını yani işitsel olan radyo mecrasının da diğerleri gibi ilgi çekeceğini düşünüyorum. Ayrıca iletişim çağındayız ve radyo programcıları da görsel anlamda dinleyicileriyle çok sık buluşabiliyor. Mesela en basiti ben yayına girmeden stüdyoya çekilmiş bir fotoğrafımı ya da videomu anında her yerden paylaşabiliyorum. Yani yıkılmadık ayaktayız:)

4. Sizce radyonun günümüzde tercih edilirliği ne durumda?

Onur Yar: Türkiye için değerlendirmek gerekirse çok düştü. Özellikle 90’lı yıllara oranla çok düştü. Ama bu televizyon ve interneti daha tercih edilir olmasıyla ilgili bir şey değil. Eğer öyle olsa internet üzerinde milyonlarca radyo olmazdı. Şimdi telefonuna indirdiğin bir radyo aplikasyonuyla dünyanın öbür ucundaki radyoyu dinleyebiliyorsun. Bu düşüş ülkemizdeki radyo yatırımlarının düşmesiyle ilgili. Çok sayıda radyo var ama iyi program ve programcı sayısı çok az. Televizyon ve internet yoluyla daha hızlı meşhur olabilmek ve daha çok para kazanabilmek çekici geliyor insanlara. Ama bu radyonun gücünü bilmemelerinden kaynaklanıyor. Yalnız, medyanın tümünü ele alırsak, oluşan tüm olumsuzlukların en başlıca sebebi iş bilmeyen medya patronlarıdır. Şimdi yarın öbür gün başka bir şey çıkarsa televizyon ve interneti anında satabiliriz. Esra Erol’dan mı vazgeçemeyeceğiz? Ya da yemek programlarından!

5.Programınızın formatı nasıl? Belli bir plan doğrultusunda mı gerçekleşiyor yoksa program esnasında gelişen durumlardan mı oluşuyor?

Onur Yar: Ben bir çatı oluştururum önce, yeni bir programa ya da programım için yeni bir saate başlarken. Ne kadar anons yapmalı, ne kadar şarkı çalmalı, reklam giriş çıkış süreleri vb tüm ayrıntılar benim için önemlidir. Başlangıçta bir çatı oluştururum ve her gün yayına çıktıkça bu çatı ufak ufak değişmeye başlar. Çünkü teori ve pratik farklıdır. Ben işimi hislerimle yapan biriyim, o yüzden başta oluşturduğum çatının hislerimle şekillenmesine izin veririm. Zamanla da her şey teknik anlamda yerine oturur.

Günlük yayına gelince, Onur Yar’la Son Durak’ta tamamen doğaçlama akar her şey. Belli bir konusu yoktur, telefon sayıları belli değildir, hangi anonsta ne söyleyeceğim, maillere ne zaman bakacağım bunları hiç bilmem. İçimden nasıl geliyorsa öyle konuşur, konudan konuya geçer, canım ne zaman istiyorsa telefonu o zaman alırım. Ama dediğim gibi bütün bunları zamanla oturmuş olan o çatının içinde yaparım. Ve çabuk sıkılan biri olduğum için, programda bir konuya çok takılmadan diğerine, oradan diğerine geçerek tempoyu sürekli yüksek tutarım. Ama bu da çok içgüdüseldir. Aslına bakarsanız kendinize uygun bir işiniz olduğunda her şey o kadar kolay ki. Benim yaptığım da bu, hiçbir formülü yok, tamamen hissel bir durum.

6. 18.00-20.00 arasında gerçekleştirdiğiniz programda dinleyici kitleniz beklentinizi karşılıyor mu?

Onur Yar: Onlardan hiçbir beklentim yok ki:)

7.Programınızla ilgili dinleyicilerden aldığınız geri bildirimler nasıl oluyor?

Onur Yar: Her zaman muhteşem ve inanılmaz. Meslek hayatım boyunca aldığım olumsuz geri bildirimler o kadar az ki, bir elin parmaklarını geçmez neredeyse. Tabi ki bu en başta benim tavrım ve tarzımla ilgili ama beni bazen o kadar güzel seviyor ki insanlar, onlar yüzünden kendimi haddinden fazla sevdiğim bile oluyor! Ama bu anlık bir durum. Yani eve gidip aynanın karşısında kendimi okşamıyorum:) Ama programımı sevdikleri ve saygı duydukları, samimiyetimi hissedip o şekilde karşılık verdikleri için onlara ne kadar teşekkür etsem azdır.

8. Gelecekte radyo programcısı olmak isteyen genç arkadaşlarımıza neler tavsiye edersiniz? Nasıl bir yol izlemeliler?

Onur Yar: Hayatı güzel yaşamanın çok az formülü var aslında. Kendine güvenmek, kendini sevmek, kendini yeterli bulmak vb özellikler çok önemli. İnsanın kendiyle dünyayla derdi azaldığı oranda her istediğini yapabilir. Sadece içsel güçlerine ve samimi hislerine güvensinler. Sadece benim mesleğim değil her meslek için geçerli. Mesleki kural diye bir şey olmadığını, bunların sürekli değiştiğini, canı nasıl istiyorsa o şekilde yolculuk yapılabileceklerini bilsinler. Gerisi hikaye. Öyle “Onu yap bunu yap” diyen kimseye inanmayıp, kendi yollarını açsınlar. İnsan isterse her şeyi başarır. Hatta kuralları yeniden yazsınlar, biz de onlardan okuyalım:)



Editör Hakkında

hakancakan





 
 

 
IMG_9260

Elektrik Programı Öğrencileri Bitirme Projelerini Sergiledi!

  İstanbul Ayvansaray Üniversitesi Plato Meslek Yüksekokulu Elektrik Programı öğrencileri Cumbalı Bahçe’de bitirme projelerini sergiledi.            Öğr. Gör. Yalçın Urfa’nın program sorumlusu oldu...
 
 
30725843_2014909378759218_1923486423315382272_n

Kan Bağışı Hayat Kurtarır!

  İstanbul Ayvansaray Üniversitesi Balat Yerleşkesi’nde kurulan Türk Kızılayı Kan Bağış çadırı gönüllü öğrencilerle doldu. “Ayrım gözetmemek, tarafsızlık, bağımsızlık, birlik ve evrensellik”...
 
 
IMG_0017

“Yeni Doğan ile İlgili Acil Vakalar” Semineri Gerçekleşti

İstanbul Ayvansaray Üniversitesi Plato Meslek Yüksekokulu İlk ve Acil Yardım Programı tarafından organize edilen “Yeni Doğan ile İlgili Acil Vakalar” semineri İlk ve Acil Yardım Programı başta olmak üzere sağ...
 

 
IMG_9768

Ayvansaray’da Renkli Bir Gün!

İstanbul Ayvansaray Üniversitesi Güzel Sanatlar, Tasarım ve Mimarlık Fakültesi öğrencileri Balat’ın minik sakinleriyle bir araya gelerek keyifli bir etkinliğe imza attı. Dünyanın en güzel renkleri olan çocuklar...
 
 
30714913_2014969228753233_3479209464387600384_n

Diş Etleri Hastalanır mı?

İstanbul Ayvansaray Üniversitesi Plato Meslek Yüksekokulu Ağız ve Diş Sağlığı Programı tarafından organize edilen “Diş Etleri de Hastalanır mı?” adlı seminer Öğretim Görevlisi Çağdaş Çağlar Laçin’...
 
 
IMG_8957

Turizm Haftası’nı Tekne Turu ile Karşıladık!

İstanbul Ayvansaray Üniversitesi Gastronomi ve Mutfak Sanatları Bölümü, Şişli İlçe Milli Eğitim Müdürlüğü ve Şişli Kervansaray Mesleki ve Teknik Anadolu Lisesi; 15 – 22 Nisan Turizm Haftası kapsamında ...
 




0 Yorum


Ilk Yorum Yapan Siz Olun!


Bir Cevap Yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

*

Şu HTML etiketlerini ve özelliklerini kullanabilirsiniz: <a href="" title=""> <abbr title=""> <acronym title=""> <b> <blockquote cite=""> <cite> <code> <del datetime=""> <em> <i> <q cite=""> <strike> <strong>